Yabancı dizi
takipçileri iyi bilir... Eylül ayında başlayan dizi maratonları yaz aylarının
başlangıcına kadar devam eder. Sevdiğimiz birçok dizi Haziran ayında sezon
finali yapınca kendimizi bir anda sudan çıkmış balık gibi hissederiz. Yazın
takip edebileceğimiz diziler de –örneğin True Blood ve Breaking Bad gibi- bir
elin beş parmağını geçmez. Tabii bu gibi durumlarda gözümüzden kaçırdığımız,
vaktimiz olmadığı için takip edemediğimiz bazı dizileri izlemek bir nebze de
olsun bu boşluğu doldurmaya yardımcı olur. İşte o izlenesi dizilerden bir
tanesi de bence ileriki sezonlarda adından sıkça söz ettireceğini düşündüğüm
“Girls”… Kendi yazıp yönettiği ve
oynadığı “Tiny Furniture” adlı filmiyle adını duyurmayı başaran 26 yaşındaki Lena
Dunham, bu dizinin hem yaratıcı ismi hem de başrol oyuncusu. “Knocked Up” ve “The
40 Year Old Virgin” filmlerinden hatırlayacağımız yapımcı, yazar ve yönetmen
Judd Apatow da dizinin yapımcıları arasında yer alıyor.
“Girls”, yazarlık
hayalini gerçekleştirmek için çabalayan 24 yaşındaki Hannah Horvath’ın (Lena
Dunham) New York’taki hayat mücadelesini anlatırken, arkadaş çevresinde yaşanan
olayları da traji komik bir şekilde bizlere yansıtıyor. Hikâye, Hannah’nın
ailesinin kendisinden maddi desteğini çekmesi, bunun üzerine bir de staj
yaptığı yayınevinden çıkarılmasıyla başlıyor. Ardından dizinin diğer
karakterlerini tek tek tanımaya başlıyoruz. Düzenli bir hayat yaşayan, fakat bu
halinden çok da memnun görünmeyen Marnie (Allison Williams), kendini dünyayı
gezmeye adamış, kafasına göre hayatını yaşayan Jessa (Jemima Kirke) ve Jessa’nın
masumiyet misali kuzeni Shoshanna (Zosia Mamet) Hannah’nın etrafında
göreceğiniz isimler. Tabii bunun yanı sıra Hannah’nın hayatında bir görünüp bir
yok olan Adam (Adam Sackler), Marnie’nin uzun yıllardır birlikte olduğu
sevgilisi Charlie (Christopher
Abbott) ve Charlie’nin Marnie’den hiç mi hiç hoşlanmayan arkadaşı Ray de (Alex
Karpovsky) ilk sezonun erkek karakterlerini oluşturuyor. Arkadaşlık bağları, kadın-erkek ilişkileri
gibi konuların işleniş tarzı bence “Girls” ün göze çarpan en önemli
özelliklerinden biri… Ayrıca çoğu dizide görmeye alıştığımız kusursuz
vücutlu erkek ve kadınların aksine bu dizideki karakterlerin gayet doğal
görünümlü olması da diziyi biraz daha samimi gösteriyor.
Michael Imperioli
(The Sopranos), Andrew Rannells (The New Normal) ve Chris O’Dowd (Bridesmaids) ilk
sezonda konuk oyuncu olarak izleyeceğiniz isimlerden sadece birkaçı… Bu arada
dizide kullanılan müziklerin de gayet iyi seçimler olduğunu söylemeden
geçemeyeceğim. Özellikle Robyn’in “Dancing On My Own” şarkısının kullanıldığı
sahnenin (3.bölüm) zihninizde yer edeceğini düşünüyorum. “Girls” ün ilk sezonu
toplam 10 bölümden oluşuyor. Henüz takip ettiğiniz diziler başlamadan biraz vakit
ayırıp ilk sezonunu izleyin, pişman olmayacaksınızJ
